SERKAN ACAR: "ALİAĞAYI İL YAPACAK GÜÇ, VİZYON VE İRADE BİZDE VAR”

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü buluşmasında gazetecilerin sorularını ayrıntılarıyla yanıtladı.

izmir gundem
SERKAN ACAR:

SERKAN ACAR: “ALİAĞAYI İL YAPACAK GÜÇ, VİZYON VE İRADE BİZDE VAR”

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü buluşmasında gazetecilerin sorularını ayrıntılarıyla yanıtladı. 

İl olma süreci, Midilli seferleri, Çaltılıdere Hastanesi, Fen Lisesi, PETKİM lojmanları, imar ve trafik düzenlemeleri ile 2026 vizyonu gibi bir çok konu masaya yatırıldı. 


Yenilenen "Atla Terapi Merkezi"nde gerçekleşen toplantıda; Başkan Acar, “Siyaset değil, Aliağa’nın geleceğini konuşuyoruz" dedi.

Serkan Acar'ın;"Sizler toplumun tarafsız, hızlı doğru bilgi alması adına bilgilendirilmesi adına önemli bir görev üstleniyorsunuz. Ben her birinizin 10 Ocak çalışan gazeteciler Günü'nü kutluyorum. ve vefat eden basın emekçilerimizi de  rahmetle anıyorum.  Aliağa’mız Allaha şükür önemli bir gelişim gösteriyor. Son dönemde malumunuz artık il olması da konuşulur hale geldi tartışılır hale geldi. Burada en önemli paydaşlardan birisi de sizlersiniz. Aliağa'nın gelişiminde gösterdiğiniz özveri katkıdan dolayı da her birinize çok teşekkür ediyorum." Diyerek başladığı toplantıda gazeteciler zamanın elverdiği ölçüde her konuda sorular sorarak, Aliağa gündeminde olan konular hakkında geniş açıklamalar aldılar.

Editör notu: Konular çok ve soru cevapları geniş açıklamalarla yapıldığından uzun bir metin paylaşmak durumunda kaldık. (Ancak 10 Ocak itibari ile Aliağa gündemindeki hareketliliğin bilinmesinin siyasetçiler, muhtarlar, STK'lar ve kamuoyu için önemli olacağını düşünerek özet yerine tam metin olarak girmeyi tercih ettik)

İL OLMA HEDEFİ

- “Aliağa il olma konusunda şu an tam olarak nerede?”

 "Başkan Acar, il olma hedefinin duygusal bir beklenti değil, veriye dayalı bir süreç olduğunu vurguladı. Akademik çalışmalar ve güncel değerlendirmelerde Aliağa’nın öncelikli il adayı ilçeler arasında yer aldığını belirten Acar, sanayi gücü, liman kapasitesi ve dış ticarete katkının bu iddiayı güçlendirdiğini ifade etti.

“Bu hedef İzmir’den kopmak değil; yönetimsel ve hizmet kapasitesini artırmak içindir” diyen Acar, “Aliağa er ya da geç il olur” mesajını yineledi.

Serkan Acar: -"İl konusu malumunuz Genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli "100. yılda 100 il" adı altında bir projeyi kamuoyuyla paylaşmıştı 100 il konusu. Türkiye'de pek çok ilçenin il olma noktasında uzunca yıllardır beklentileri var. 

Bu söylem ortaya çıktıktan ve bu konu kamuoyu gündemine düştükten sonra biz de bazı girişimlerde bulunduk. Aliağa'nın da il olması noktasında bazı girişimlerde bulunduk. 

Tabii ki bu baktığınızda duygusal bir konu, herkes kendi ilçesini il olarak görmek istiyor ki yıllardır malumunuz komşumuz, kardeş ilçemiz, Bergama'nın da bu konuda yıllardır süregelen ciddi bir girişimleri var. 

Biz de Aliağa’yla ilgili tabii ki bu duyguyu yaşıyoruz. Aliağa’mızı burada yaşayan insanlar olarak çok yukarılarda görüyoruz ama işin gerçeği reel tarafına da baktığımızda bunu bir araştırtalım istedik ve konuyla ilgili önemli bir üniversitemize sadece Aliağa için değil İzmir'de ve Türkiye'de il olması öncelikli ilçeler noktasında bir çalışma yapılmasını rica ettik. 

O çalışmada da Aliağa öncelikli olarak il olması gereken ilçelerden bir tanesi olarak çıktı ve biz hazırlanan bu raporları Genel Başkanımıza sunduk. Konuyla ilgili bizim de aday olduğumuzu ifade ettik. Bunu akabinde gelişmeler de açıkçası bizi haklı çıkardı. Malumunuz bundan yaklaşık 1-1.5 ay önce yeniden güncellenen ile olması gereken ilçeler boyutunda İzmir'de Aliağa da artık listeye girdi. 

Malumunuz Torbalı. Ödemiş, Bergama ve Aliağa’nın ismi öne çıktı. Biz tabii ki Aliağa'nın potansiyeline inanıyoruz. Aliağa ülke ekonomisine katkı koyan, üreten bir şehir. Ve önemli bir liman şehri, önemli bir sanayi şehri. 

Liman kapasitelerine baktığımızda şu anda Türkiye'de ithalat ve ihracatta ilk üçe girmiş durumda ve endüstrisi ile Türkiye ekonomisine çok ciddi katkı koyuyor. Türkiye'nin dış ticaretine de çok ciddi katkı koyan bir şehir. Onun için Aliağa'nın sadece duygusal bazda il olmalı demiyoruz reel bazda da Aliağa’nın il olması noktasında haklı sebeplerimiz var. 

Tabii ki biz İzmirliyiz tabii ki İzmir'i çok seviyoruz tabii ki İzmir'in bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz lakin 4.5 milyon nüfusa ulaşmış İzmir'de baktığınızda yönetimsel açıdan ve hizmetsel açıdan Bakırçay biraz ihmal edilir duruma geldi. Bu ihmalin sebebi hizmet anlayışı değil İzmir'in büyüklüğü de olabilir. Baktığınızda bir ucundan diğer ucuna bir Büyükşehir belediyesinin her birine yetişmesi kolay da olmayabilir. ve 

Ülkemizde pek çok ille yarışabilecek hatta daha üst düzeyde bir bölgeye sahibiz.  Hem verimli toprakları ile hem tarihi değerleri ile hem turizm potansiyeliyle Bakırçay bölgesi bence önemli potansiyelleri içerisinde barındıran bir yer. Burada da en önemlisi ekonomi açısından, ekonomik güç açısından Aliağa’mız bölgede en önemli yer.

Derdimiz İzmir'den kopmak anlamında değil yönetimsel anlamda İzmir'de yeni bir güç olmak. Bölgede bir güç daha oluşturmak ve ülkemize hem İzmir olarak hemde Aliağa olarak katkı koyabilmek.

Gelinen noktada; ben şuna gönülden inanıyorum. "Aliağa er yada geç il olur". 

Bence Aliağa il olmayı hak eden öncelikli şehirlerden bir tanesidir."


MİDİLLİ ZİYARETİ VE DENİZ SEFERLERİ

“Midilli heyeti neden geliyor, amaç nedir?”

Başkan Acar, "Midilli’den 200–250 kişilik bir heyetin iade-i ziyaret kapsamında Aliağa’ya geleceğini açıkladı. Ziyaretin ticari ve turistik iş birliklerini güçlendirmeyi hedeflediğini söyleyen Acar, Aliağa’nın lojistik avantajları ve ulaşım altyapısının karşı tarafta ciddi ilgi uyandırdığını aktardı.

Acar, Aliağa–Midilli seferlerinin 16 Mart itibarıyla başlamasının planlandığını; kampanyalı biletlerde 20 binin üzerinde talep oluştuğunu belirterek, ilk yıl yolcu sayısında yüksek bir performans beklendiğini dile getirdi".

Serkan Acar: 

-"İade-i ziyaret yapacaklar aynı zamanda şehrimizi de merak ediyorlar. O nedenle kalabalık bir heyet geleceği söylendi. Yaklaşık 200 250 kişilik bir heyet gelecek.

Aliağa ile ilgili onların da ciddi umutları var. Özellikle kendi adalarında, şehirlerinde tedarik edemedikleri bazı şeyleri ticari açıdan Aliağa’dan karşılayabileceklerini düşünüyorlar. Onun dışında tabi Aliağa'nın konumu itibari ile İzmir'e yakınlığı keza Selçuk'a yakınlığı, işte İzban avantajları vs noktası da onlar için kıymetli durumda. 

Aliağa’ya hakikaten ciddi bir hevesle gelmek istiyorlar. Tabi bu gelişle birlikte karşılıklı bir ziyaret gerçekleşmiş olacak ve bence bu ziyaret önümüzdeki süreçte hem ticari hem turizm açısından önemli adımlara vesile olacağını düşünüyorum. 

Malumunuz bizim Midilli ile ilgili seyahatlerimiz de yeni sezonda başlayacak. Taşıma acentenin  aldığı karar doğrultusunda 16 Mart gibi seyahatler başlayacak. Yoğun bir talep var. Bir kampanya düzenleyerek geçen yıl kasım ayında bilet satışlarına başlamışlardı. Biliyorsunuz kampanyalı biletlerde %50 indirimli satış gerçekleştirdiler. Çok kısa bir sürede yaklaşık bir ay bile dolmadan 20.000 satışa ulaştılar. Tabi bu noktada yoğunluktan dolayı kampanyayı kısa kesmek durumunda kaldılar. 

Ayvalık’ta seyahatleri gerçekleştiren Jalem tur ve Turyol Aliağa'da bir ortak şirket kurdu. Orada rakiplerken burada birlikte hareket kabiliyeti gerçekleştirecekler. İlk etapta günübirlik sabah gidiş akşam dönüş şeklinde tek gemiyle seyahatleri gerçekleştirmeyi planlıyorlardı ancak yoğun talepten dolayı bunu ikiye çıkardılar ve önümüzdeki süreçte de eğer aynı şekilde devam ederse bir yolcu iskelesinin ilk yılında yolcu sayısı. maksimum 30.000 seviyelerine ulaşmış olacak. Bizim bunu aşacağımızı öngörüyorlar ve belki de ilk yılında en yüksek yolcu taşıyan yolcu iskelesi olacağı öngörülüyor. Onun için şu an gidişat gayet güzel. 

Ben Midilli'den gelecek heyetin burada gerçekleştireceği ziyaretlerinin de pek çok hayırlara vesile olacağını düşünüyorum. Orada karşılıklı çok güzel bir iletişim kuruldu. 

Bizim heyetimizin ziyaretinde olduğu gibi onlar da aynı hevesle ve heyecanla Aliağa’mızı ziyaret gerçekleştirecekler."


ÇALTILIDERE MESLEK HASTANESİ 

" Yapılan hastane binasındaki son durum nedir? Sağlık Bakanlığına mı devrediliyor?"

Serkan Acar: - "Hastaneyle ilgili malumunuz olduğu üzere biz hastaneyle ilgili 9 Eylül Üniversitesi ile 2019'da bir protokol yaptık. Bu protokol kapsamında biz 9 Eylül Üniversitesine yaklaşık toplamda 150 dönüm kadar bir alan, bir yer tahsisi yaptık ve yine protokol kapsamında kaba inşaatını Aliağa Belediyesi olarak üstlendik. 6-7 ay gibi bir süre zarfında kaba inşaatını bitirip 9 Eylül Üniversitesi'ne teslim ettik.

9 Eylül Üniversitesi akabinde ihale süreçlerini yaşadı ve gelinen noktada yaklaşık %80-85’lerde İnşaatı tamamladı. Tabi ki arzu ettiğimiz hızla ilerlemedi. Bunun pek çok sebebi olabilir. Özellikle birkaç kere ihale yenilemeleri, ihaleyi alan firmaların yaşadığı bir takım sıkıntılar, işin yürütümünde tekrar ihale yapmaları vesaire gibi süreci uzatarak konular oldu.  Son aşamada şöyle bir noktaya gelindi; 9 Eylül Üniversitesinin burada zaten şu an ihalesi ve yapımı devam ediyor. Binayı da bana söylediklerine göre Mayıs, Haziran gibi topyekun bitirmiş olacağız diyorlar. 

Tabi bu sadece bir bina yapmaktan ibaret değil. Burada altyapısal anlamda da çözümlenmesi  gereken konular var. Gerek İzmirgaz doğal gaz bağlantıları, gerek internet bağlantıları, gerek elektrikle ilgili konular, gerekse bölgede arıtma ile ilgili kanalizasyonla ilgili altyapı konularının  çözülmesi gerekiyor. 

Bunun dışında yine Çanakkale yolundan hastaneye girişlerle ilgili karayollarının yapması gereken konular var. Bunlarla ilgili süreçlerde devam ediyor. Gediz Elektrik, İzmirgaz ve internet ve telefon konusunda çok büyük sorun olacağını sanmıyorum yani onlar gerekli hazırlıklarını yaptılar. Biz karayollarıyla da giriş çıkışlarla ilgili çalışmalara uzunca bir süredir devam ediyoruz ve önümüzdeki süreçte Mart, Nisan gibi onunla ilgili de herhalde artık icrai durumda da yapısal anlamda da yapımları başlayacak diye ümit ediyoruz. En azından karayollarının söz verdiği noktada işler çok hızlı yürür diye düşünüyorum. 

Arıtma ile ilgili İZSU ile 9 Eylül Üniversitesinin görüşmeleri devam ediyor. İşin 9 Eylül Üniversitesi-İZ SU boyutunda İZSU arıtmayı yapacağını; zaten Çaltılıdere'de bir paket arıtma projesinin olduğunu bunu yapacağını söylüyor. Ama tabi bu paket arıtmanın hastaneyi de göz önünde bulundurularak biraz genişletilmesi gerekiyor. Bunu da yapacağını söylüyor. 

Lakin şu anda 9 Eylül Üniversitesi B planı olarak da kendisi de bir paket arıtma çalışması yapıyor. Bunu da  İhale bedeli kapsamına yani artırım kapsamına sokabilirlerse (biliyorsunuz inşaatlarda %10 artırım hakları var) onu da kendileri gerçekleştirmek istiyorlar.

Dolayısıyla 9 Eylül Üniversitesi işin içinde var. İşin devlet hastanesi yani Sağlık Bakanlığı tarafına baktığınızda Sağlık Bakanlığının Aliağa’da bir projesi vardı biliyorsunuz.

 2016 -2017’lerde 300 yataklı ile başlayıp sonra 150’ye düşen sonra da 100 yatağa düşen bir süreci vardı. Şimdi sağlık bakanlığının da "benim de böyle bir projem var" isterlerse bu binaları birlikte de kullanabiliriz. Ben bu projemi yapmaktansa bu binaları birlikte de kullanabiliriz diye bir girişimi var. 

9 Eylül Rektörlükle Sağlık Bakanlığının bu konuda görüşmeleri devam ediyor. Yazıya dökülmüş bir mutabakat yok ama sözlü olarak bu konuda bir mutabakat var. 

Binaların bir kısmını çünkü burası 54.000 metrekare bir kapalı alana sahip ve baktığınızda bizim mevcut hastanemiz 6000 metre² artı 6000 metre² de ilave bina yapıldı 10- 12 bin metre² bir alan. Çaltılıdere'ye baktığınızda mevcut devlet hastanesinin yaklaşık beş kat büyüklüğünde. Onun için ben hem Sağlık Bakanlığı'na hem 9 Eylül Üniversitesi'ne hizmet edebilecek alana sahip olduğunu düşünüyorum. Bize de konu iletildi. Denildi ki "bizim böyle bir düşüncemiz var" Aliağa belediyesi olarak işin ilk anından itibaren biz bir paydaşı konumundayız.  Biz de kendilerine şunu söyledik; "bizim tek gayemiz var Aliağa’mızda tam teşekküllü bir hastane olması. Bunu 9 Eylül Üniversitesi çalıştırıyor, Sağlık Bakanlığı çalıştırıyor diye bir ayrımımız yok.  Birlikte çalıştırmaları bizim için daha da avantajdır çünkü hastane yapmak, bina yapmak tek başına yeterli bir konu değil. Bina yaparsın ama doktor yoksa bir anlamı yoktur". 

9 Eylül Üniversitesi'nin kadroları hazır keza Sağlık Bakanlığı kadroları da hazır. Aslında birlikte burayı işletmeleri kadrosal açıdan da bizi rahatlatır. Onun için bizim birlikte işletilmesi noktasında bir muhalefetimiz yoktur. Tam tersine bizim tek gayemiz var. Aliağa’mızda tam teşekküllü, yeterli kadrolara ve teknik teçhizat sahip bir hastaneye sahip olmak. Onun için biz de konuyu desteklediğimizi söyledik. Tahmin ediyorum önümüzdeki günlerde o konuda belki bir yazıya dökülmüş bir mutabakat da olur. 

Bence ilk etapta binanın tam anlamıyla tamamlanması gerekiyor yani %85 seviyelerine ulaştığı söyleniyor, Mayıs gibi Nisan gibi bina tamamlandıktan sonra o konuda da protokoller resmiyete kavuşur diye düşünüyorum.

Dediğim gibi bizim şu anda Aliağa’mızdaki mevcut hastanemizin yatak sayısı onaylandı, artış onaylandı ama Çaltılıdere Meslek Hastanesi de 200 yataklı planlandı. Lakin kendi içerisinde neredeyse bütün odalar tek yataklı olarak 200 yataklı olarak öngörülüyor ve odaları da  büyük. Dolayısıyla burası kendi içerisindeki revizyonla fiziksel bir müdahale yapmadan 400 yatağı da çıkabilecek kapasitede bir hastane. 

Ben bu binanın Sağlık Bakanlığı ve 9 Eylül tarafından birlikte işletilmesi ile bizim derdimiz olan "Tam Teşekküllü" bir sağlık tesisine kavuşma arzumuza ulaşabileceğimize inanıyorum. 400 yatağa da ulaştığında zaten bizim 25-30 yıl tekrar bir hastaneye ihtiyacımız olmaz diye düşünüyorum.

-"9 Eylül bu hastane konusunda kamuoyundaki güvenini yitirdi. Keşke hiç devretmeden siz bitirseydiniz. Bu hastane şimdiye çalışıyor olacaktı".

Serkan Acar:- "Olaya şöyle bakmak lazım burası çok önemli bir yatırım. Baktığınızda işler %70 seviyelerini aşmıştı 9 Eylül yapacağı sadece inşaat gideri 580 milyon daha yapması gerekiyordu. Bu yatırım öyle basit bir yatırım değil, milyarlarca lira giden bir yatırımdan söz ediyoruz. Biz zamanında 100 küsür milyona yapmıştık ama o zamanki ekonomik koşullar bugün yapmaya kalktığınızda 54.000 metre²'ye yaklaşık inşaatçılar daha iyi bilir ama 1 milyardan aşağıya mal olacağını düşünmüyorum. Bu sadece kaba inşaatın gideri demek. Bu önemli yatırımda bazı aksaklıklar olması tabi hepimizin canını sıktı ama netice itibari ile artık önemli bir seviyeye geldi. 

Bizim derdimiz üzüm yemek bağcı dövmek değil bunun tamamlanması noktasında da hakikaten ciddi şekilde mücadele veriyoruz. Ben ve Genel Sekreterimiz Rektörümüze ziyaretlerde bulunduk. Yapı dairesi ziyaretlerde bulunuyor o konudaki iradeyi görüyorum. Tamamlama ve bir an önce faaliyete geçirme noktasındaki irade şu anda var. Elbette eksikler vardır hatalar vardır, olmuştur Belki onlar da temenni etmedi ama malumunuz sadece bu 9 Eylül Üniversitesi için değil pek çok alanda bazı ekonomik gelişmeler birçok ihalelere askıya aldı. Bir çok ihalede ki TOKİ'de de benzer durumu yaşadık. Bunun dış sebepleri de var sadece ilgili kurumun eksileri hataları olarak bakmamak lazım. Pek çok unsur işin içine giriyor onun için bizim temennimiz bir an önce oranın faal hale gelmesi.

-" Aliağa’da MR Aleti yok?" 

Serkan Acar:- "O konuda yakın zamanda bir takım gelişmeler olacak.


- "YATEK hakkında bilginiz var mı? İşler durdu gibi görünüyor."

Serkan Acar:- "YATEK’te yönetim değişikliği oldu. Geçmiş yönetimle yeni yönetim arasında bazı hukuksal uyuşmazlıklar var. Onlarla ilgili karşılıklı bir dava süreçleri devam ediyor. Aldığım bilgide bu ay içerisinde yargıda sonuçlanması beklenen bir takım konular var. Ve yargılamalar tamamlandıktan sonra sanırım işler daha hızlanır hale gelir. malumunuz kooperatifçilik çok zor iştir, orada çok seslilik vardır. Bir anda herkes aynı katkıyı koyamadığı zamanlar olur.

Bildiğim kadarıyla üyeler yatırımlar noktasında hazırlıktalar. Orada büyük parseller var. Bir takım firmalar yatırımlarını hızlandıracağını duyuyorum. Bir anda tamamı yapılmasa da kısım kısım yapımı başlanacak gibi bir hava esiyor. 

Temennimiz tabi ki yatırımın böyle boş şekilde kalmaması, bir an önce harekete geçirip tamamlanması noktasında. Şu an biz de süreci takip ediyoruz.

- "Genişletilmesi noktasında toplantı yapıldı diye duyduk, doğru mu?"

Serkan Acar:- "Genişletilmesi noktası belediye olarak çok sıcak baktığımız bir konu değil. Düşüncemiz; daha mevcudu yapmadan bir de genişleteyim demek bizce çok makul mantıklı bir talep değil. 

Bu konuda öncelikle Bakanlığımızca mevcutla ilgili ne yapılacaksa o yol görünsün, bir şekilde bir faaliyet başlasın sonra genişletmeyi tartışalım diye düşünüyorum. Bence şu anda erken bir talep.

“Fen Lisesi onaylandı mı?”

Başkan Acar, Fen Lisesi için yer tahsisi, imar planları ve devir işlemlerinin tamamlandığını, projenin ihale aşamasına geldiğini açıkladı. Bu yatırımın Aliağa’nın eğitim altyapısını üst seviyeye taşıyacağını vurguladı.

- "Muhalefet cephesi size eleştiriler yaptı. Seçim vaatlerinizde Fen Lisesi konusu var. Fen lisesi onayı 2026 için çıktı deniliyor. Ne kadar doğru?"

Serkan Acar:- "Fen lisesi konusunda biz geçmişte İzmir valiliğimizde bir protokol yapıp fen lisesi ile ilgili bir süreci başlatmıştık. En son gelinen noktada fen lisesi ile ilgili yer tahsisleri tamamlandı. 

Cengiz Topel Caddesinin girişinde sağ tarafta hemen TOKİ'nin 50 dönüm bir alanı vardı. O 50 dönüm alanın 30 dönümünü TOKİ'ye ayrıldı ve kalanı Milli Emlak'a iade edildi. 

Milli Emlak’tan da Milli Eğitim Bakanlığı tahsis talebinde bulundu ve tahsil işlemleri bitti.  Tapusal evraklarını da aldılar. Bundan yaklaşık 3-4 ay önceki süreci söylüyorum. 

İzmir'de yapımı düşünülen bir fen lisesi projesi vardı hazır ödenekli bir proje. Ödeneği çıkmış bir projeydi. Aliağa’ya kaydırıldı. Ben yakın zamanda okul konusunda İhale süreçlerinin başlayacağını düşünüyorum. Fen lisesi konusu Aliağa’da onaylanmış, tüm tahsisleri yapılmış hatta imar planları da Fen lisesi olarak işlenmiş durumda. Bu süreç artık ihale aşamasına gelmiş bir süreç."

PETKİM LOJMANLARI

- “Tahliye süreci şehirde krize yol açar mı?”

Acar, plansız ve ani tahliyeye karşı olduklarını belirtti. Yaklaşık 800 aile ve çok sayıda öğrencinin etkilenebileceğini söyleyen Acar, PETKİM, sendikalar ve ilgili kurumlarla sosyal boyutu gözeten bir çözüm için görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. “Şehri mağdur edecek bir sürece izin vermeyiz” dedi.

- "Petkim Lojmanları yıkılacak bu kesinleşti. Şimdi ne olacak?"

Serkan Acar:- "Petkim'deki lojmanların yıkılması noktası aslında bugünün konusu değil. Malumunuz İzmir depremi ile birlikte 2020'den bu yana süregelen Petkim'in o dönemde de yıkım noktasında bir irade ortaya koyduğu bir konu. Ama son ay yani Aralık ayı itibari ile de  tekrar gündeme gelen bir konu. 

Burası tabi ki Petkim'in kendi özel sahası. Aynı zamanda özel endüstri bölgesi durumu var. Dolayısıyla gerek ruhsatlandırma gerek planlama tamamen Petkim'le Bakanlık arasında devam eden bir süreç. O alanda yapılan planlar planlamalar Petkim'in kendi tasarrufudur. Bizim burada Aliağa olarak  işin neticeleri itibari ile etkilenmemiz noktasında baktığımızda gerek ev kiralarında gerek gayrimenkul fiyatlarında  negatif yönde yansıyan durum vatandaşımızı zorda bırakan bir konu. 

Şu an halihazırda 800 civarı aile orada yaşıyor tabi bu konu 2020'de de gündeme geldiğinde bir anda ev fiyatlarına da sirayet etti. Ne zaman gündeme gelse de maalesef sirayet ediyor. Şimdi süreç tam anlamıyla şu şekilde olacak diye netleşmiş bir konu yok. 

Evet Petkim'in orası ile ilgili özellikle depreme dayalı şu an halihazırda bir projesi başlayacak anlamında bir yaklaşım bildiğim kadarıyla yok. Orada bir proje düşüncesi zaten var. Onunla ilgili planlarını yaptılar ama yarın bu projeye başlayacağız diye henüz alınmış bir karar yok. Ancak depremden dolayı riskli gördükleri için binaları boşaltmak istiyorlar. 

Biz de kendileriyle yaptığımız toplantılarda (bu konuda geçmişte de benzer toplantılar oldu, böyle gündeme geldi) sıcak gündemle önümüze geldi. Biz bunun doğru şekilde planlanması, buradaki vatandaşların hep birden kiralık ev aramasının sıkıntı yaratabileceğini söyledik. (şunlar  söyleniyor; işte lojmanda oturanların zaten kendi evleri de olduğu gibi söylenenler var. Ama neticede kendi evlerinde geçseler de o evde oturan kiracılar kiralık ev arayacak). 

Biz işin toplumsal negatif unsurlarını ortadan kaldıracak bir çözümün bulunması gerektiği tarafındaydık. Daha önce gündeme geldiğinde; evet Petkim burada bir tasarrufta bulunabilir neticede kendi alanı buna ne ben engel olabilirim ne bir başkası engel olabilir veya tasarrufta bulunabilir.  Ama en azından belki de başka bir alanda bir lojman bölgesi oluşturabilir. Bu alanı farklı kullanacaksa bile bir lojman bölgesi oluşturabilir veya farklı çözümler örneğin; personeline destek vererek onları kooperatifleşmesini sağlayabilir.

Görüşmelerimiz neticesinde toplu bir alana geçmelerini sağlayacak bir çözüm önerileri sunduk, biz de bu konuda destek vereceğimizi söyledik. O dönemde Petkim bazı çalışmalar yaptı. Bazı firmalarla bu konuda anlaşmalar yaptı birtakım çalışmalar yaptı sonradan konu soğudu yani arkası gelmedi. 

Ancak en son yine gündeme gelince aynı şekilde biz temennilerimiz ilettik. 

Şehrimizi sıkıntıya sokmadan sadece lojmanda oturanların değil orada okulda okuyan pek çok çocuğumuz var onlar sadece lojmanda oturanların çocukları değil Aliağa içinden de pek çok çocuğumuz orada okuyor okulların tahliyesinin de doğru planlanması gerektiği ilettik. 

Milli Eğitimle bir takım görüşmeler yapılıp eğer o okullar boşaltılırsa, bu çocuklar nerede okuyacak noktasında bir ortak bir duruma karar vermeden orayı tahliye etmenizin de doğru olmadığını söyledik. Kendileri de Milli Eğitim Müdürlüğünde bir takım görüşmeler yaptılar. Tabii gelinen noktada biz aynı şekilde duruş sergiliyoruz planlı programla boşaltılacaksa bile planlı programlı şekilde boşaltılması noktasında fikirlerimizi beyan ediyoruz. 

Eğer o plan program olmadan yapılacak boşaltılmaların negatif yansımalarını şehrimizin kaldıramayacağını söylüyoruz, dile getiriyoruz. Onların planlaması; 2026 Eylül ayına kadar  etap etap boşaltma gibi düşünüyorlar, ama biz de mümkün olduğunca bunu sürecin sağlıklı yönetilmesi gerektiği tarafındayız. 

Tabi ki bu Petkim'in iç konusu SOCAR içerisinde çalışanlar da sadece o sekiz yüz konutta oturanlar değil. Yani onlar çözüm ararken de sadece 800 konuttaki aileler açısından bakmıyorlar. 3500 civarı çalışanı var o yüzden bütüncül bakıyorlar. 

O bütüncül çözümde nasıl bulunur nasıl olur şuan bilemiyorum ama biz Aliağa Belediyesi olarak bulunacak bütüncül çözümde de bize düşen ne varsa her daim hazırız diyoruz. Ama okullar konusu bence oradaki en önemli sorun yani o sorun çözülmeden yapılacak bir tahliyenin çok sağlıklı olmayacağını düşünüyorum."

- "Lojmanlar tahliye edilse de okullar açık kalsa?"

Serkan Acar:- "Dediğim gibi o çok sağlıklı olmaz diye düşünüyorum. Çok kapsamlı bir konu yani sadece bir ev boşaltma konusu değil . Bir insanın kendi mülkü için bizim gidip niye kiracını çıkarıyorsun veya niye orada oturanını çıkarıyorsun diyemeyiz. Ama zaten o zaman yasal prosedürler işler. Hukuksal tarafı  neticede ne şekilde yürütülecek konusunu bilmiyorum. Tabii sendikanın da o konuda düşünceleri var. Onlar sendika ile de görüşüyorlar. Bizim hem sendikaya hem de SOCAR yönetimine söylediğimiz sadece konunun Aliağa’ya etki edecek negatif etkilerini dile getirmek oluyor. Bu konuda tedbir alınmasını istiyoruz, çözüm noktasında da bu işin her daim içinde olacağımızı bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu dile getiriyoruz. Şu anki aşama bu. Ama süreç görüşmeleri hala devam eden bir konu.

- " Sayın Başkan Genel Başkanı neden ziyarete gittiniz?"

Serkan Acar:- "Genel Başkanımızı neredeyse hemen hemen her ay ziyaret ederim. Bu ilk defa yaptığımız bir ziyaret değil. Aliağa'daki yaptığımız projelerle ilgili de çalışmalarla ilgili de tamamıyla ilgili bilgilendirmeyi sürekli yaparız Genel başkanımıza tüm gelişmeler hakkında bilgilendiririz. 

Malumunuz bir Mazbata dönemi de  dahil olmak üzere gittiğimiz önceki ziyaretlerde sağlık sebeplerinden dolayı fotoğraf çekilmemişti. Ama son ziyarette fotoğraf çekilmek nasip oldu. Geçmişte sağlık nedeni ile malum tedbirli ziyaretler vardı. 

O fotoğraf da biraz sanki ilk defa gitmişiz gibi yansıtıldı. Biz her ay zaten düzenli hatta ayda zaman zaman iki sefer üç sefer gittiğimizde, bilgilendirdiğimiz de olur.  Malumunuz Aliağa’mız önemli bir bölge, sanayi şehri dolayısıyla şehrimizle ilgili tüm gelişmeler hakkında biz Genel Başkanımıza bilgi veririz. Attığımız tüm adımlarla ilgili, tüm projelerle ilgili Genel Başkanımıza bilgi veririz. 

Genel Başkanımız Avcı Ramada'ın yapımından en son yolcu iskelesi yapımına kadar her şeyi bilir. O noktada ziyaretimiz bir bilgilendirme ve rutin bir ziyaretti sadece farklı olan geçmişte uzunca zamandır fotoğraf çekilmek sağlık sebepleri ile ilgili nedeni ile nasip olmamış olmasıdır. 

YÖK ziyaretimize gelirsek, YÖK Başkanımızı bir ziyarette bulunduk. Konuların birincisi az önce söylediğiniz, konuştuğumuz 9 Eylül Üniversitesindeki atılan adımların yavaşlığı idi. 

Maalesef Ege Üniversitesi de ilk adımını atmadı. Bu konuda şikayetlerimizi dile getirdik ve bu sürecin bundan sonra nasıl yürüyeceği noktasında bir çalışmanın en azından  bir kararın netleşmesini rica ettik. 

Ege Üniversitesinin bu konuda hala bir adım atmama noktasında bir süreci varsa da malumunuz meclisten de arazimizin geri iadesi kararı aldık. Bu konudaki kararımızı Ege Üniversitesi'ne tebliğ etmemize rağmen kendilerinden bir cevap dönüş olmadı.  Bununla ilgili bir kere sitemlerimizi ilettik ve eğer yapılacaksa yapılma iradesinin ortaya konması yapılmayacaksa da arazimizin iadesinin yapılması ve bizim kendi başımızın çaresine bakma ve farklı tercihler oluşturma noktasında fikirlerimizi söyledik. 

Tam o süreçte rektör değişikliği söz konusu oldu denk geldi tabii bildiğim bir konu değildi, orada öğrendik. Şimdi yeni rektörümüzle tekrar bir araya geleceğiz YÖK başkanımızın önderliğinde bir araya gelip konuyu tekrar bir ele alacağız. Ege Üniversitesi’nde o irade varsa o iradeyi destekleyeceğiz. Eğer o irade yoksa da biz arazimizin iadesini alıp önümüzdeki süreçte orada nasıl tasarrufta bulunabiliriz, ne yapabiliriz ona bakacağız. Bir başka üniversite ile iletişim kurabiliriz veya orada farklı projelerle orayı daha canlandırırız. Daha doğrusu öncelikle arazimizi bir geri alalım derdindeyiz." 

- "Başkanım öğrenci Yurt konusu vardı. Ne durumdasınız?"

Serkan Acar:- "Yurt konusu uzun zamandır dile getirdiğim bir konu. Yurtla ilgili tüm projeler hazırlandı yer noktası tespit edildi projeleri de hazır halde; lakin yurt konusunda en son tasarruf tedbirleri genelgesinde takılıp ihale süreçleri askıya alınan bir süreç yaşadık..  

250 kız 250 erkek oluşan 500 öğrencilik bir yurt projesi her şeyiyle bitti. Ve şu anda sadece ihale dosyasının ihaleye çıkmayı bekleyen bir konu. Biliyorsunuz yurt Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yürüyen bir süreç. YÖK Başkanımıza da o konudaki sıkıntımızı da dile getirdik ve bu konudaki desteklerini istedik. Bir an önce bu ihalenin yapılmasını temenni ediyoruz." 

İMAR VE TRAFİKTE RAHATLAMA

"Başkan Acar, Aliağa’nın hızlı büyümesine paralel olarak 5 binlik ve 25 binlik planların Büyükşehir ile koordineli yürütüldüğünü söyledi. Ağır vasıta trafiğinin şehir merkezinden çıkarılması, İnönü Caddesi’nin rahatlatılması ve sanayi kaynaklı yükün azaltılması için planların askı sürecine hazırlandığını açıkladı."

- “Belediyenin yeni imar çalışmaları var mı?”

Serkan Acar:- "En son revizyon plan çalışmaları 2020 yılından bu yana şehir merkezinde yapılıyor. Halihazırda sorunlu olan bir tek eksik kalan yer kaldı. Aslında imar planı olarak çalışması yapıldı sadece bir kısmı cici sokak dediğimiz bölgede kaldı.

Oradaki planlar da şu anda bir ilave alan var onu da Büyükşehir yapıyor. 

Biz Büyükşehir belediye başkanımızla da toplantılarda "Aliağa’nın hızlı gelişimi işte önümüzdeki süreçteki yat tersanesi, hastane, yeni yapılan yatırımlar, organize sanayinin genişleme çalışmaları, pek çok daha göç alabilecek boyutta bir şehir olduğumuzu, zaten hali hazırda bizim takribi öngördüğümüz 5000 civarı konut eksiğimiz olduğunu, hali hazırda ve önümüzdeki sürece yaklaşık 20 yıllık perspektifte bakarsanız yaklaşık 20-25.000 seviyelerinde bir konut açığımızdan oluşacağını bu nedenle de hızlı bir şekilde 1/25 binlik ve beş binlik çalışmaları yapılması gerektiği konusunda fikirlerimizi beyan ettik". 

Cemil Başkan ve Zeki Bey genel sekreterimize de toplantıda bunları dile getirdik. Hali hazırda da süreçle ilgili birimler karşılıklı görüşmelere devam ediyorlar. Yeni yerleşim alanları noktasında önerilerimizi sunduk. bu konuda biliyorsunuz Büyükşehir’in de İzmir genelinde yeni toplu bir 25 binlik çalışma yapacağız söyleminden sonra biz bu çalışmayı hızlandırdık. ilgili birimimiz hakikaten aktif şekilde Büyükşehre sunumlar yapıyor, bu konuda gayretimiz devam ediyor.

- "Horozgediği'deki sorunlar ne durumda?"

Serkan Acar:- "Horozgediği konusu farklı bir konu. Horozgediği’nde zaten bir plan çalışması yapıldı.

 Lakin o plan çalışmasına biz Horozgediği halkımızın da talepleri de olsun dedik. Ki işin realitesinde  o plan çalışmasının hatalı olduğunu o zamanın yönetimine, ilgililerine dile getirmiştik.  Bu konu Tunç Başkan zamanı başlayıp o günkü yönetim zamanında bu planlar yapıldı. O zaman da durumu muhalefete iletmiştik. Malumunuz Horozgediği artık sanayinin içinde kalmış bir köy ve yıllardır konuşulan Horozgediği Köyünü taşıyalım konusu var.

Ciddi sanayiden kaynaklı rahatsızlıklar olan ciddi şekilde sorunlu havasal açıdan da ortam açısından da sorunlu bir bölgemiz ve burada bir yerleşim alanı olması doğru değil diye biz bunu zamanında dile getiriyoruz, Lakin bu söylemlerimiz, halkımızın bu talepleri, maalesef o günkü yönetim tarafından dikkate alınmadı. 

Orada spor alanları konut alanları tekrar oluşturuldu. Biz bunlara itirazlarımızı yaptık. Vatandaşlarımız itiraz dilekçelerini verdiler, onlarla da birlikte Büyükşehir'e itirazlarımızı yapmıştık. Sonra Cemil başkanın gelmesiyle birlikte bu konudaki yanlışı tekrar dile getirdik ve tekrar ele alınmasını istedik.

Kendileri de bu konuda bir çalışmayı başlattılar. Bu konuda karşılıklı birimler görüşüyor. Derdimiz şu; oradaki vatandaşlarımızın da talebi o. Şimdi bir köyü boşaltmak, hadi toplanın gidin demek çok doğru bir yaklaşım değil. 

Horozgediği yaşayanlarımız da diyorlar ki: "Biz buradan evet gidelim tamam burada yaşanmaz hemfikiriz lakin biz nereye gideceğiz. Hiç olmazsa arazilerimiz satıp öyle gidelim. Neticede gidelim istediğimiz yerden kendi alanımızı alalım. Yoksa bizi alıp köyünüzü şuraya götürün derseniz, biz bunu kabul etmeyiz. Ama bize derseniz ki arazileriniz değerli, bize işte bir sanayi imarı yaparsınız, biz bunu sanayicilere satarız. Buradan elde edeceğimiz gelirle biz istediğimiz yere gideriz." 

Bence herkesin özgür iradesi ile vardığı haklı bir yaklaşım bu. Biz o nedenle bu bölgeyi sanayi veya sanayi depolama alanı (ki biliyorsunuz bizde ciddi bir liman geri saha problemi var) geri saha oluşturma anlamında kullanılabilecek bir alan olarak düşünüyoruz. 

Burada vatandaşlarımıza hem ekonomik katkısı olsun hem de bölgenin ihtiyacını karşılasın  boyutunda fikirlerimizi beyan etmiştik. Büyükşehirde aynı anlayışı kabul etti. O konuda çalışmalar devam ediyor. Horozgediği konusu Aliağa’nın yerleşim alanını genişletme konusuna dahil değildir. 

2026 VİZYONU VE YENİ PROJELER

"Toplantıda ayrıca kültür merkezi, yat limanı ve geri sahası, kamyon garajının şehir dışına taşınması, Şakran rekreasyon ve turizm projeleri, spor ve sosyal yatırımlar ile tarımsal katma değer projeleri hakkında bilgi verildi. Başkan Acar, planlı ve aşamalı bir takvimle ilerlediklerini belirtti."

- "Yat Limanı için Kasım ayı gibi kazmayı vurabileceğinizi söylemiştiniz?"

Serkan Acar:Evet, bizim hedefimiz dediğimiz gibi 2025 sonu itibarıyla kış mevsiminde çalışma yapılması tarafındayız. Malumunuz bir dolgu yapılacak, bu işi yaz mevsiminde tam halkın rahatça gezebileceği iklimde dolgu çalışması yapılmasını doğru bulmuyoruz. 

Onun için kış mevsiminde süreci neticesinde çalışmalara başladık. 2026 sonuna da bitirmeyi hedefliyorduk.

Gelinen noktada çet sürecinin halkın katılım toplantısı gerçekleştirdi. ikinci toplantıda geçtiğimiz salı günüydü, sanırım  Bakanlıkta gerçekleştirildi. Büyükşehirin çet ile ilgili bazı itirazları vardı. Onlarla ilgili süreç devam ediyor.

Planlarımız zaten onaylandı Milli Emlak’la ilgili kiralama işlemlerimizle ilgili bir rakam çıkmıştı. Buna itiraz ettik onunla ilgili son rapor hazırlanıyor. Orası Milli Emlak’a ait bir yer olduğu için belediye olarak buranın kiralama işlemlerini de yapmanız lazım. Tahminim 10-15 güne kadar çet süreci de biter. Arkadaşlar Büyükşehirle görüşmeleri yapıyor, bugün de bir toplantı vardı. Lakin bizim işlerde sağ olsun Büyükşehrimiz her konuda olduğu gibi bunda da yaptırmamak için elinden geleni yapıyor. Sonuçta süreç de devam ediyor."

- "2026 yılı içerisinde tamamlayacağınız yeni projeler-yatırımlar neler?" 

Serkan Acar:- "Bizim Birimlerimiz hiç aralıksız çalışmaya devam eder. Tüm işlerle ilgili, tüm projelerle ilgili kimisi bürokratik çözülmesi gereken konular vardır ki bazen aksaklıklar olur. Aksaklıklar sebebiyle planladığınız gibi yürümüyor işte bir yat limanı projesi bizim için şehir merkezini canlandıracak bir proje. Çünkü yat limanından daha çok oradaki gayemiz yat limanı geri sahası.

Bildiğiniz gibi Aliağa'da en fazla talep gören konulardan bir tanesi de markaların olduğu bir alışveriş merkezi talebi. Bu konu ile ilgili süreç inşallah karşılıklı mutabakatla sonuçlanır ve en yakın zamanda ihale süreci başlar ve tamamlanırsa 2026 içerisinde bunun çalışmalarına başlayıp iş bitimi süresini zaten sekiz ila on ay arası öngörüyoruz, yapar bitiririz.

- "Bunun dışında neler var?"

Serkan Acar:- "Aynı anda yürüyen pek çok proje var. Helvacı'da bir sosyal yaşam alanı oluşturma noktasında bir çabamız var. Orası ile ilgili ihale süreçlerini hemen hemen tamamladık. Köylerimizdeki faaliyetlerimiz var. Merkezde bir kültür merkezi ile ilgili çalışmamız var ki bence en önemli yaralarımızdan bir tanesi diye düşünüyorum. Gerçek bir kültür merkezine ihtiyacımız var.

Bununla ilgili plan süreçleri var O konuda da bilgilendireyim. Aslında bu sadece bir kültür merkezi konusu değil. Şu an TOKİ'nin kamyon garajında bir çalışma çalışması var. Orası ağırlıklı olarak TOKİ ve Milli Emlak’a ait bir arazi. Bizim de küçük bir parçamız var ama ağırlıklı olarak orası ile ilgili onların bir tasarrufu söz konusu. Şuan bir planlama yapıyorlar. Kamyon ve tanker garajının olduğu alanı biliyorsunuz orası da bizim için aslında bir tampon bölgesi. Burası sanayi ile bizim aramızda bir tampon bölge.  O planlamanın doğru yapılması noktasında da biz de katkı koymaya çalıştık, şu anda SOCAR’la da görüşmelerimiz devam ediyor. Şubat başında da yine bir toplantımız olacak. Kooperatifimizle de görüşmelerimiz devam ediyor. Onlarla da bu konuda beraberce hareket etmeye çalışıyoruz. 

Benim önemsediğim konulardan bir tanesi diye söylüyorum. Çalışması devam eden süregelen pek çok konu var. Şimdi burada biz bir kültür merkezi  oluşturduk geniş plan çalışmaları içerisinde  merkezi alanı da oluşturduk ve bize tahsisi noktasında Bakanımızla da mutabakata vardık. Bütün planlarda da o şekilde işleniyor.

Orası ile ilgili iki tane unsur var orayı bir yaşam alanına dönüştürmek için ve gerçek bir kültür merkezi yapma altyapısını hazırlıyoruz. Pilansal ve arazi bazında altyapısını hazırlıyoruz. Onun kadar önemli olan, benim önemsediğim konu şu; Biz maalesef biliyorsunuz İnönü caddesinde ciddi bir ağır vasıta trafiği var. Biz şehir içinde bu ağır vasıta trafiğini bir şekilde tolere edemiyoruz.

Trafiğin ana sorunlarından bir tanesi de ağır vasıtalar. Dolayısıyla hem güvenlik açısından hem trafik açısından ciddi bir sorun ve biz bu kamyon garajını ve sanayiden çıkan araçların güzergahı noktasında bir takım çalışmalar yapıyoruz. Kamyon garajını şehrin dışına almaya çalışıyoruz. Bu konuda SOCAR’la da kooperatifimizle de görüşmelerimiz devam ediyor. SOCAR’la neden görüşüyorum? Bu terminalde bir lojistik köy noktasında bir çalışmaları vardı, kendilerinden oradan bir yer istedim. Orası olur farklı bir alan olur ama biz kamyon garajını şehrin dışına almak istiyoruz. Birinci konumuz bu. Bu konuda kooperatifimizle de birlikte hareket ediyoruz.  

İkincisi; özellikle gemi söküm ve rafinerilerden işte yine dolum tesislerinden çıkan araçların İnönü Caddesi'nde TÜPRAŞ Kavşağı'na kadar gelmeyerek daha öncesinde şehrin dışına çıkabilecek güzergah oluşturmak adına planları TOKİ'ye revize ettirdik. Stada varmadan dolum tesisini geçtikten sonra statla arasında 7 metrelik bir yol var. 

Bu yedi metrelik yolu biz yeni planlarda yanlış bilgi veriyor olmayayım ama 15 metre minimuma belki de 20 metre seviyesinde olması noktasına getirip bu planları yaparken daha Hamdi Başaran Meslek Lisemizin önüne gelmeden araçları döndürüp Necmettin Giritlioğlu'nun sonundan çıkışını yapalım ve şehir içine sokmamış olalım diye düşündük. 

Bu şekilde biz en azından şehir merkezimizde ağır vasıta trafiğini minimize edeceğimizi düşünüyoruz Az önce söylediğim gibi şu anda planlar onaylandı askıya çıkacak. 25 binlik için Büyükşehir’i bekliyoruz onlar askıya çıkıyor. TOKİ bu günkü toplantıda  bir an önce askıya çıkmak üzere 25 binlik ve 5 binlikleri hazırlıyor. Büyükşehir'e ve bize yolluyor. 

Büyükşehir de şu anda tahmin ediyorum askı sürecini takip ediyor bir haftaya kadar onlarda askıya çıktığında, biz de askıya çıkacağız. (çünkü onlar askıya çıkmadan biz çıkamıyoruz). Hem İnönü Caddesinin rahatlaması sağlayacak hem de şehir içindeki o ağır vasıta kirliliğini ortadan kaldıracak bir çalışma içerisindeyiz."

Orası güzel bir yaşam alanı olacak biz tabi işin sosyal donatı tarafındayız. Geri kalan kısımda TOKİ'de kendisince tabi bir gelir elde etmek isteyecektir. Onlar da kendilerine ticari konut alanları oluşturdular. Planı birlikte yürüttük. Tabi TOKİ'nin plan yapma yetkisi var  Bakan Beyle de biz o konuda mutabakata vardık o arazi tahsisi de bize yapılacak. Orası gecekondu bölgesi orada Aliağa Belediyesi'ninde bir takım gelir elde etme olasılığı var. O geliri de direk kültür Merkezi'nde kullanacak şekilde bir yapı kurduk."

- "Kültür Merkezi içeriği belli mi?"

Serkan Acar:- "Arkadaşlar çalışıyor teknik çalışmaları yapılıyor. Bu konuda birkaç özellikler var. Kültür merkezi noktasında önemli unsurlar var yani gerçek bir kültür merkezinde akustik olmazsa olmaz bir konudur.

- "Açık hava tiyatrosu revizyonu düşünüyor musunuz? Kültür Merkezi açık mı kapalı mı planlanıyor?"

Serkan Acar:- "Açık havayla ilgili biz bir revizyonlar düşünüyoruz ama bizim kapalı kültür merkezine ihtiyacımız var. Çünkü yaz kış  faaliyet için gerekli.

Mevcut tiyatro yerimizde de dediğiniz gibi bazı revizyonları yapacağız, en azından sayı artırım nasıl olur nasıl biter ona bakacağız. Ancak şu an önceliğimiz bizim kapalı bir kültürel yere, gerçek bir kültür merkezine kavuşmak. Tek salondan değil 3-4 salondan ibaret bir kültür merkezine kavuşmak. Sayısal anlamda içerisinde 1000 kişilik de olabilir 300 kişilik de olabilir ama farklı farklı salonların olduğu bir kültür merkezi yapmak istiyoruz.  

O konuda tabii o işin uzmanını bulmak da zor. Aslında kültür merkezi yapmak sadece bir bina yapmaktan ibaret değil pek çok teknik unsuru işinde içinde barındırıyor. Bu konuda da arkadaşlar birkaç örnek güzel kültür merkezlerini ziyarette bulundular ve onlarla ilgili teknik  çalışmalarını devam ettiriyor.

Özellikle Şahinbey Belediyesi’nde çok güzel bir örnek vardı. Yine Gaziantep Üniversitesi'nin içerisinde bir kültür merkezi var oradaki akustik örnek aldığımız yerlerden biri. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. 

Bunların dışında pek çok konuda spor salonu çalışması, Gençlik Spor’un Bakanlığı çalışması devam ediyor. Yeni bir spor salonu yapılacak. Statla ilgili biliyorsunuz Aliağa’ya bir stat kazandıralım diye uğraşıyoruz. Keza Damızlık Koyun Üretim Merkezimiz var. 

Şimdi arkadaşlar bölgede eksik olan, eksik olduğunu düşündüğümüz bir konuya el atıyorlar. Onunla ilgili bir çalışma başlattık. Malumunuz bizim en önemli tarımsal ürünümüz zeytin. Bölgemizde şehrimizde yeterli zeytinyağı fabrikası var ama yemeklik zeytin, salamura yeri yok. 

Biz belediye olarak en azından zeytin noktasında gelişimimizi daha da arttıralım diye böyle bir tesis kurma noktasında bir irademiz var."

- "Şakran’da öncelikle başlayacak projeniz hangisi olacak?

Serkan Acar:- Şakran’da bizi m yıllardır süregelen sorunlu bir yerimiz vardı gölet ve etrafı meraydı. Mera’dan çıkarttırdık. Orası ile ilgili Özelleştirme İdaresi’nin bir tasarruf oldu ancak kendileriyle mutabakatla biz Aliağa Belediyemize de oradan yer aldık. 

Orası malumunuz hazinenindi yaklaşık 20 dönüm bize alan tahsis edildi planları bitti askıya çıktı, kesinleşti, şu anda imar uygulaması yapılıyor. Göletin tam orada bir düzenleme ile bir Aquapark planlara konuldu. Orası tamamlanır tamamlanmaz burada bir Aquapark yapacağız. Buranın da planları bitti Sezona yetiştirmeye çalışacağız."

- "Çevre konusunda ne durumdayız Firmaların verdiği zararlar hakkında ne söylemek istersiniz?"

Serkan Acar: Öncelikle genel düşüncemi söylemek isterim. Firma firma değil de genel düşüncemi söylüyorum. Bir kere biz bir endüstri şehriyiz yani bu endüstri şehrinden kaynaklı diğer ilçelerden farklı olarak evsel atıklar veya işte genel atıklar dışında biz de ciddi bir liman atıkları, bir endüstri atığı var. Bizim farkımız bu. 

Bu endüstri atığını bizim bir şekilde doğru şekilde ya geri kazanmamız ya da bertaraf etmemiz ve doğaya yaymamamız gerekiyor. Ben her daim bakanlık boyutunda "bizim zaten yeterince atığımız var" diyorum. Bize dışarıdan atık getirecek bir projeyle gelmeyin. 

Biz kendi atığımızı nasıl bertaraf ederiz, kendi atığımızı nasıl geri kazanırız bizim derdimiz o. Örneğin Kocaeli'nin derdi çok olabilir. Kocaeli'de atık bertaraf tesisi İzaydaş vardır. Kocaeli'de orası tüm Türkiye'den atık almak üzere kurulmuştur. 

Aliağa olarak bizim zaten yeterince atığımız var. Bizim tüm Türkiye'den alacak değil mevcut atığımızı düzenli olarak bertaraf edecek tesislere ihtiyacımız var. Bu tür tesislere biz evet deriz ama dışarıdan atık getirecek tesisleri de doğru bulmayız. Zaten yeterince atığımız var.  Tabi ki burada özellikle önümüze gelen konularda örneğin maden işletmelerinde yapılan bir tesisten; biz yapıldıktan sonra haberdar olabiliyoruz. Niye? 

Sistemsel olarak belediye işin bir tarafında oldu. Lakin önümüze gelen konularda muhalefet dertlerimizi ortaya hep koyduk ve çevresel etkilerini değerlendirip gerçekten bilimsel olarak, gerçekten oradaki ortam olarak sorumlu olan yerlere de karşı çıktık. 

Bu gerekçe ile Şehit Kemal'deki yapılmak istenen tehlikeli atık depolama alanı ile ilgili girişimlere, girişimcilerine muhalefet ettik. Keza Kalabak’ta plastik geri kazanım tesisi noktasında bir girişim oldu, bununla ilgili de muhalefetimize ilettik. 

Bu atık nereden çıkıyorsa ki İzmir'in çöplerinden çıkan plastikleri bizim burada geri kazanımı noktasında bir projeydi; Bu çöpler nereden çıkıyorsa oraya yapın, bizim buraya yapmayın, ovanın ortasında yapmayın diye muhalefetimizi ettik. Orada da süreci belli oranda frenlemeye çalıştık.

Aynı şekilde az önce söylediğimiz konularda da çevresel etkilerini gördünüz sıkıntılar için her kim yapıyorsa, her kimden geliyorsa mutlak surette elimizi koyar, mücadelemizi veririz.

“DOĞRU TEK’TİR”

"Siyasi eleştiriler üzerine kişisel yaklaşımını özetleyen Başkan Serkan Acar,

“Kimin söylediği değil, doğru olan önemlidir. Biz siyaset değil, Aliağa’nın sorunlarını çözüyoruz” diyerek toplantıyı tamamladı."

- "Aliağa’da mecliste siyaset yapmayalım, Aliağa’da yaşayan insanlardan konuşalım dediğiniz için sizi tebrik ediyorum. Bir sorum olacak. Muhalefet önerge verdiğinde AKP, MHP oylarıyla reddediliyor. Kişisel olarak ne düşünüyorsunuz?

Serkan Acar:- "Şimdi onu Kişisel olarak soruyorsun. Bizim Türkiye'de siyaset noktasında maalesef aşmamız gereken çok konular var. Siyasi anlayışımızda ve toplumsal kültürümüzde de belki bunu aşmamız gerekiyor. 

Bu siyasetçiler de toplumun bir aynası yani baktığınızda birisi bendense doğru söylüyordur değilse doğru söylemiyordur anlayışı maalesef bizde var. Bu anlayışı aşmak için çabalamamız gerekiyor bu benim kişisel düşüncem. 

Bunu kimin söylediği değil doğru olan önemlidir. Baktığımızda doğru tektir. Aklı selim herkesin doğru olarak kabul ettiği bir konuyu da doğru kabul etmek lazım. Doğru doğrudur yanlış da yanlıştır.

Bence siyasi anlayışımız bu konuda zayıf. Ama "bunu sen öyle yaptın, ben değil" gibi  söylemler de bizim toplumsal sorunumuz diye düşünüyorum.


GazetePoyraz.com Haber Portalı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Ajanslardan alınan haberlerin yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, ilgili ajansların bu yöndeki politikasına bağlı olarak önceden yazılı izin gerektirir. 21.04.2026 12:54:09. #1.11

#ŞU AN BURADASINIZ: SERKAN ACAR: "ALİAĞAYI İL YAPACAK GÜÇ, VİZYON VE İRADE BİZDE VAR” Son dakika izmir haberleri, izmir son dakika haber, izmir son dakika, son dakika izmir, izmir haber sayfamızda izmir haberleri okuyabilir, izmir son dakika haberleri ve güncel izmir gelişmelerini görebilirsiniz.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.